Posts Tagged doğal yaşam

BUGÜNÜ ÇİFTLİK’TE GEÇİRİN…

Çiftlik Günlüğü kategorisindeki hiç bir yazı “bugün burada sıradan birgün..” diye başlamadı.Bugün de gelenek bozulmayacağa benziyor,okuyunca hak vereceksiniz..Çiftlik’te güzel bir mayıs yolculuğuna çıkacağız şimdi..Bunun için başlangıçta ,içinde limon dilimleri ve taze nane yaprakları yüzen buz gibi bir limonata iyi bir eşlikçi olacaktır size..Sonraları ise sıcak bir fincan çay isteyeceksiniz,bunun nedenini öğrenmek için birlikte pencereden dışarı bakacağız..

İşte şimdi Çiftlik Günlüğü’nün zamanı uzaktan durmuş gibi gösteren dinginliğine yakından bakacağız.Zamanın değişken işleyişine kapılmaya hazır mısınız?

İş listesine bir göz atalım.İlk sırada biber ve domateslerin bulunduğu 1 numaralı bölge için çitlerin hazırlanması görünüyor.Bu bölge davetsiz misafirlerin ziyaretinden korunmalı..Bunun için ihtiyacımız olan tahta malzemeler geçen hafta marangozdan alınmıştı.Bugün bu tahtalar boyanmalı.Bunun için boyaları,fırçaları,çalışma tezgahınızı hazırlarsınız.Ve işe başlamak için herşey hazırdır.Gerçekten öyle midir?Şimdi biraz yakından bakma zamanı.

Uzaklardan gelen,çiftlik ailesinin uzakta olmasına rağmen en aklı-fikri burada üyesi boya işine gönüllü olmuştur ve ahşaplar için seçilen güzel bir yeşil güneş altında parlamaya başlamıştır bile..

Boya işi böylece sahibini bulur,bu da arılara küçük bir ziyaret anlamına gelir.Arı kovanları periyodik olarak kısa bir bakıma alınır.

Bunun için zorunlu bir gezinti yapmalarını sağlamak gerekir.Bu hem zararsız hem pratik bir yöntem olarak kalabilirdi ama bu duman makinesiyle bir o kadar da sempatik bir izlenim bırakıyor..:)

Arıların bakımının tamamlanması ile çitlerin boyanması aynı anda biter ve şimdi tüm çalışma boyunca yayılan kokuların bizi motive ettiği yemek zamanı gelir!..

İyi seçilmiş ve iyi pişmiş bir balık,

Bu haftanın SEBZE KUTUSU’nda satışa çıkan asma yapraklarından yapılmış yaprak sarması,

Özel bir sunumla masaya gelen patates,

Ve harika bir karışık salata,günün diğer yarısı için gerekli olan enerjiyi karşılayacaktır..

Yemekten sonra enginarların son hasatı yapılır..Orçi’nin eşliğinde bu iş daha da zevkli hale gelir..

Artık boyası biten çitleri yerlerine yerleştirmek için hazırız..

Sistemli bir çalışma,zamanı iyi kullanmayı sağlarken ortaya çıkan işin kalitesini de artıracaktır..

Birazdan çitler kendini göstermeye başlar ve hepimizin sık sık geriye birkaç adım alıp yapacağı güzel yorumları vardır..

İlk sıra, güneşin akşamüstünü göstermeye başlamasıyla biter ve akşamüstü molası için yarım saat önce hazırlanan tatlı lor ile yapılmış şekerli börekler kokularıyla bizi çağırmaya başlar.

Güne başlarken limonata hakkında söylediklerimi hatırlayın,işte şimdi tam zamanı!:)

Bu kısa ziyafetten sonra eldivenlerimizi giydik ve diğer sıranın çitleri için işe başladık..

Bir süre sonra,başlarda başımızı kaldırıp bakma ihtiyacı hissetmediğimiz tatlı bir rüzgar,havanın akşamüstü için fazla kararmasıyla birlikte şiddetini artırdı.Ve nihayet düşen bir damla bakışlarımızı gökyüzüne çevirmemizi sağladı.

Görünen manzara “bu günlük bu kadar” diyordu..

Şimdi tüm malzemeler hızlıca toparlanmalı,

Günün son yumurtasını almak için kümese kısa bir ziyaret yapılmalı,

Ve akşam yemeğinden önce sıcak bir çay alıp pencere kenarında kıştan kalma bir gün sonu manzarası seyretmeli..

Çiftlik’te hergün yapılacak bir iş ve sizi bekleyen bir sürpriz vardır.Bunu bildikçe zaman kavramı değişir burada,daha yavaş ya da daha hızlı ama  mutlaka iyi yönde akar..

Bugünün menüsünde adı geçen tüm yemek,içecek ve tatlı tariflerini,yapım aşamalarının fotoğraflarıyla ORGANİK TARİFLER kategorisinde bulacaksınız..Afiyet olsun:)

Yorum Yapın

BİR AN DURAKSIYOR MUSUNUZ?

Baharın gelişiyle yoğunlaşan işler,çiftlik sakinlerine yeni katılanlar,yeni ekimler ve mahsüller,maceraları ve fotoğraflarıyla birikti ..birikti ..ve paylaşmak için rüzgarın tatlı meltemiyle güzel kokular getiren bu bahar akşamını seçti..

Bu sessiz,sakin yerlerde,uzaktan görünenin aksine her gün bir olay her gün bir mucize mutlaka yaşanır..

Dışardan bakanın hiç hareket etmiyor gibi göreceği,yakından bakanın ise küçük kıpırtılarla büyüyen bitkileri,dalından alınan bir meyvenin nasıl harika yiyeceklere dönüştüğünü,bir kovan arının doğuşu ve yeni yuvasını buluşunu,kümese yeni eklenen tavukların diğer tavuklarla tuhaf didişmelerini görüp hergün artan heyecanlarla “monoton” kelimesini artık hiç kullanmayışını farketmesinin macerasıdır bu.Bu bizim yaşamımızdır..

Burada güneşin doğuşuyla batışı arasında,insan varlığıyla doğanın diğer varlıkları arasında kıyas yapmaktan kendimizi alamayız.Sadece insan varlığının yaratacağı kötülüklerin potansiyel sahipleri olduğumuzu bilirken,her gün buradaki bitkilerin,hayvanların,suyun ve gökyüzünün bir parçası olabildiğimizi hissedebildiğimiz her anı bir lütuf gibi kabul ederiz..

Bu mükemmel uyum,türlü gizemlerinin kapılarını bize her araladığında insan bir an duraksar.Şahit olduğu olayın neresinde devreye gireceğini bir an zihninde tartar,erken davranıp dengeleri küstahça altüst etmekten korkar,yanlış birşey yapıp bir bitkiye ya da hayvana zarar vermenin korkusunu ya da mükemmel işleyişe yanlış bir müdahalenin getireceği pişmanlığı bir an kalbinde hisseder.Bu duraksama bir an sürer sonra uyanırsınız ve şimdi harekete geçme zamanıdır..Ne yapacağınızı bilirsiniz,evet o meyve olmuştur ve artık koparılmalıdır,kümese girmek ve yumurtaları almak için uygun zaman şimdidir ve tavukları ürkütme riski yoktur şimdi,kovandan bir anda doğan,en yakın ağaca tutunan binlerce oğul arıyı yeni kovan aramaya çıkmadan gerçek kovanına yönlendirmek için son dakikadasınızdır ama bilirsiniz,yetişeceksiniz..

O bir anlık duraksamayı yaşadıkça,doğaya zarar verme olasılığınız yoktur,insanın barındırdığı kötülük etme potansiyelinden zerre kadar kullanmayacaksınızdır,ayağınızın altında her zaman canlı bir varlık olduğunu bilerek basarsınız toprağa ve bu sizi biraz daha iyi bir insan yapar..

Bir yaprağa dokunmadan bir an duraksayıp yapacağınız etkiyi düşünüyorsanız,hayvanlara eziyet edenlerden olamazsınız,denizleri kirleten de siz değilsiniz,çöplerinizle yerküreyi kaplama telaşında olanlardan hiç olamazsınız.Kendinizi iyi hissedin ve doğa olmadan bunu da hissedemezdiniz..

Yorum Yapın